21.05.2018 / 10:20

Ahmed KAYMAK

Ramazan Bereketi

Her Ramazan eskilerde Ramazan bereketi olurdu. Ortalığı hoşgörü ibadet ve manevi bir hava kaplardı. Şimdilerde ortalığı hile hurda ve zam kapladı. . Mübareğin adı gelen zamlar yüzünden RAMA-ZAM oldu artık.

Bir İsrail klasiği olarak da her Ramazan Mescid-i Aksa'da teravih kılmak isteyenlerin sayısı artınca gider mescidi aksaya saldırır. Olmadı Gazze'ye Köpekler gibi saldırıp ortalığı kana bular. İsrail bunu hep yapar. İslam dünyası da hep bakar.

Tohumundan ilacına kolasına dondurma şampuan hatta bisküvi ye kadar her şeyi alırız. Sonra efendim neymiş KAHROLSUN İSRAİL.
Üretemezsen GAZOZ olursun. Yoksa gazozu kolayı da dışarıdan alırsın.

Sene 2005 Türkiye ile bir alâkası olmayan John Perkins kitabında anlatıyor;

"Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç verip otobanlar yaptırırız. Sonra onlara arabalarımızı satarız. Sonra bankalarını satın alırız. O bankalardan halka ucuz krediler verip daha çok araba almalarını sağlarız. Böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle. O ülkeye dünya bankası ya da kardeş kurumlardan kredi ayarlarız. Ayarlanan kredi "ASLA" o ülkenin hazinesine gitmez. O ülkede ‘proje‘ yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer.

Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev havaalanları yapılır.

Bizim şirketlerimiz kazanır o ülkedeki birileri de nemalandırılır. Toplum bu düzenekten hiçbir şey kazanmaz. Ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur.

Bu o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkansızdır. Plan böyle işler. Sonunda ekonomik danışmanlar/tetikçiler olarak gider onlara deriz ki; "Bize büyük borcunuz var ödeyemiyorsunuz. O zaman petrolünüzü satın, doğal gazınızı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin, askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, Birleşmiş Milletler'de bizim için oy verin! Elektrik su kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! Onları Amerikan şirketlerine ya da diğer çok uluslu şirketlere satın...

" Sosyal hizmetleri, teknik sistemleri, eğitim kurumlarını, sağlık kurumlarını hatta adli sistemleri ele geçiririz. Bu, ikili, üçlü, dörtlü bir darbeler serisidir.

Bir de bizim kan emiciler ve darbecilerimiz vardır. Ramazan'da bile zam üstüne zam ve yoksula darbe yapar, Ramazan bereketi derler. AVM'ler, mağazalar, dükkanlar, hepsi yok efendim anneler yok sevgililer yok babalar yok bilmem ne günü diye Allah'ın her günü indirim yapanlar bir Ramazan'da indirim yapamazlar. 

 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Donmak ya da donmamak - 30.10.2018
>> Bürokrant - 17.09.2018
>> Aforizmalar - 18.07.2018
>>  TÜRK SOLU VE HARLEM BASKETBOLU - 04.04.2018
>> TRAKTÖR TEBRİZİ - 24.01.2018
A24 Yazarları
Recep Ali AKSOYLU Ahmed KAYMAK Abdullah AYAN Doç. Dr. B. Nazan WALPOTH
Yeni havalimanına "İstanbul" ismi isabet olmuştur
Tüm Yazarlar