A24.com.tr » sağlık » Klimayı açmadan önce bu uyarıya kulak verin: Legionella riski nerede başlıyor?

Klimayı açmadan önce bu uyarıya kulak verin: Legionella riski nerede başlıyor?

Klimayı açmadan önce bu uyarıya kulak verin: Legionella riski nerede başlıyor?

Yaz sıcaklarıyla birlikte klima kullanımı artarken, serinlemek için kullanılan sistemlerin sağlığa etkileri de yeniden gündeme geliyor.

Yaz sıcaklarıyla birlikte klima kullanımı artarken, serinlemek için kullanılan sistemlerin sağlığa etkileri de yeniden gündeme geliyor. Halk arasında “klima çarpması” olarak adlandırılan halsizlik, kas ağrısı, öksürük ve solunum şikâyetlerinin her zaman aynı nedenden kaynaklanmadığını belirten Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'ndan Mikrobiyolog Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, özellikle su içeren ve aerosol oluşturan bazı soğutma sistemlerinde Legionella bakterisine karşı gerekli önlemlerin alınmasının önemine dikkat çekti.

“Her klima çarpması Lejyoner hastalığı değildir. Ancak özellikle ateş, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıktığında tablo basit bir klima rahatsızlığı olarak değerlendirilmemelidir” diyen Ada, Lejyoner hastalığının ciddi bir akciğer enfeksiyonu olduğuna vurgu yaptı.

Lejyoner hastalığı ilk kez 1976'da gündeme geldi

Legionella bakterisi, 1976 yılında ABD'nin Philadelphia kentinde düzenlenen American Legion toplantısının ardından çok sayıda kişinin zatürre benzeri hastalık geliştirmesiyle bilim dünyasının gündemine girdi. Hastalığa neden olan bakteri daha sonra Legionella pneumophila olarak tanımlandı.

Legionella türleri doğal ve yapay su sistemlerinde bulunabiliyor. Özellikle bakterinin çoğalabileceği ve suyu aerosol hâline getirebilen sistemler halk sağlığı açısından önem taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü, klima sistemlerine ait soğutma kuleleri, sıcak ve soğuk su sistemleri, nemlendiriciler ve spa sistemlerini Legionella aerosollerinin oluşabileceği kaynaklar arasında değerlendiriyor.

“Risk, klimanın soğuk hava üflemesinden kaynaklanmıyor”

Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, Legionella konusunda kamuoyunda önemli bir yanlış anlaşılma bulunduğunu belirterek, “Burada özellikle bir ayrım yapmak gerekiyor. Evlerde kullanılan standart split veya pencere tipi klimaların kendisi, havayı soğutmak amacıyla su kullanmadıkları için Legionella'nın çoğalması açısından tipik bir kaynak değildir. Risk daha çok su içeren ve aerosol oluşturan büyük ölçekli soğutma sistemleri, özellikle soğutma kuleleri gibi sistemlerle ilişkilidir” dedi.

Ada, bu nedenle “klimadan hastalık bulaşır” şeklindeki genel ifadelerin dikkatli kullanılması gerektiğini söyledi.

Ada, “Klimanın soğuk hava vermesi ile Legionella enfeksiyonunu aynı şey gibi değerlendirmek doğru değildir. Asıl mesele, bakterinin bulunduğu suyun aerosol hâline gelerek solunum yoluyla alınabilmesidir” ifadelerini kullandı.

"Bakteri akciğerlere ulaştığında zatürreye neden olabiliyor"

Legionella içeren kontamine suyun aerosol hâline gelmesi ve bu küçük damlacıkların solunması, hastalığın en önemli bulaş yollarından biri olarak kabul ediliyor. Bakteri akciğerlere ulaştığında ciddi bir zatürre tablosuna yol açabiliyor. WHO'ya göre Legionella enfeksiyonunun en yaygın bulaş yolu kontamine sudan oluşan aerosollerin solunmasının neden olduğu belirtiliyor.

Lejyoner hastalığının belirtileri arasında ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrıları, öksürük ve nefes darlığı bulunabiliyor. Bazı hastalarda sindirim sistemiyle ilişkili belirtiler de görülebiliyor. Hastalık, özellikle risk grubundaki kişilerde ağır seyrederken hastalığın ciddi bir pnömoni olduğu ve uygun antibiyotiklerle tedavi edilebildiği ifade ediliyor.

“Buzlu cam görünümü tek başına Legionella tanısı değildir”

Hastalığın tanısında yalnızca akciğer görüntülemesine bakılmasının yeterli olmadığını belirten Ada, özellikle “buzlu cam” gibi radyolojik bulguların Legionella'ya özgü olmadığının altını çizerek, “Akciğer görüntülemesinde zatürreyle uyumlu bulgular görülebilir; ancak bunların hiçbiri tek başına Legionella tanısı koydurmaz. Tanıda hastanın klinik bulguları, maruziyet öyküsü ve laboratuvar sonuçları birlikte değerlendirilmelidir” diye konuştu.

“Bakım, sadece filtre değiştirmekten ibaret olmamalı”

Klima ve soğutma sistemlerinin bakımının önemli olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ada, bakım kavramının yalnızca filtre değişimiyle sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.

“Özellikle merkezi soğutma sistemleri ve soğutma kulelerinde bakım ve temizlik işlemleri sistemin özelliklerine ve üretici önerilerine uygun şekilde yürütülmelidir. Legionella açısından risk taşıyan sistemlerde su yönetimi, temizlik, dezenfeksiyon ve uygun teknik bakım birlikte ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Klimadan korkmayın, bilinçli kullanın”

Yaz aylarında klima kullanımının tamamen bırakılmasının gerekmediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, asıl önemli olanın kullanılan sistemin özelliklerini bilmek ve gerekli bakımı zamanında yaptırmak olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Klimayı açmaktan korkmayın; ancak hangi sistemin nasıl çalıştığını bilmek önemli. Ev tipi klimanız ile bir binanın merkezi soğutma kulesini aynı risk kategorisinde değerlendirmemek gerekir. Özellikle su kullanan ve aerosol oluşturan sistemlerin uygun şekilde yönetilmesi halk sağlığı açısından büyük önem taşıyor”.

YORUMLAR
  Börü ne zaman başlıyor? - Börü dizisi oyuncu kadrosunda kimler var?
Börü ne zaman başlıyor? - Börü dizisi oyuncu kadrosunda kimler var?