SANATIN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ELVİN EKŞİOĞLU'NDAN "GERİDE KALANLAR" SERGİSİ
Saat: 17:45
"Bir elbise, içinde bir beden yoksa sadece bir kumaştır. Ama o bedeni zorla söküp aldığınızda, o kumaş artık dünyanın en ağır yükü haline gelir."
Günümüzde küresel bir kriz haline gelen kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine sarsıcı bir bakış sunan Elvin Ekşioğlu’nun “GERİDE KALANLAR” sergisi, 8 Mart 2026 – 23 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Belediyesi işbirliği ile Nevmekan Bağlarbaşı Galeri alanı’nda sanatseverlerle buluşuyor.
Sergi, şiddet sonucu aramızdan koparılan kadınların hatırasını; onlardan geriye kalan en kişisel ve en sessiz tanıkları olan elbiseler üzerinden merkezine alıyor.
Gidenlerin Ardındaki "Boşluk"
“GERİDE KALANLAR”, sergisi bu karanlık döngüyü kırmak için sanatın tanıklığından güç alıyor. Sergi, sanat tarihindeki boşluk kavramına referansla; Doris Salcedo’nun travmayı boş ayakkabılar üzerinden anlattığı Noviembre serisini, İpek Duben’in Şerife serisi ve Christian Boltanski’nin kıyafet yığınlarıyla kurduğu hafıza ve yokluk estetiğini çağrıştıran bir hat üzerinde konumlanıyor. Bu bağlamda boşluk, yokluktan çok bir var olmuşluğa işaret ederken, sergideki her bir elbise, toplumsal bir kaybın bireysel çığlığına dönüşüyor.
"Şiddet Çifttir: Bir Hayat Söner, Bir İnsanlık Ölür"
Serginin en çarpıcı yaklaşımlarından biri de şiddetin faili üzerine kurulan bu yüzleşme alanıdır. Sanatçı, bir kadını öldüren kişinin yalnızca bir yaşamı değil; kendi vicdanını, ruhunu ve insanlık onurunu da yok ettiğini vurguluyor. Şiddet, uygulayanı da içine çeken kara bir boşluk olarak ele alınıyor. Bu nedenle “GERİDE KALANLAR”, şiddeti kazananı olmayan bir savaş olarak tanımlıyor.
Tarih: 08 Mart 2026 - 23 Mart 2026
Yer: Nevmekan Bağlarbaşı Galeri
Elvin Ekşioğlu Biyografisi
Elvin Ekşioğlu, fotoğraf ve sinema temelli üretimlerini çağdaş sanat alanında toplumsal bellek, yokluk, şiddet ve etik sorumluluk kavramları etrafında geliştiren disiplinlerarası bir sanatçıdır. Görsel anlatı pratiği, belgesel ve kurmaca arasındaki sınırları sorgulayan bir yerden beslenir.
Sanatçının işleri, doğrudan temsilden çok dolaylı anlatım üzerine kuruludur. Günlük nesneler, boşluk, sessizlik ve mekânsal eksilme, Ekşioğlu’nun çalışmalarında tekrar eden temel araçlar olarak öne çıkar. Bu unsurlar, bireysel kayıplarla toplumsal travmalar arasında kurulan bir hafıza alanı yaratır.
Ekşioğlu’nun üretimleri, izleyiciyi yalnızca tanık olmaya değil, etik bir yüzleşmeye davet eder. Sanatçı, şiddetin yalnızca görünür sonuçlarıyla değil, geride bıraktığı kalıcı boşlukla ilgilenir. Çalışmaları, izleyici ile eser arasında rahatlatıcı bir mesafe kurmak yerine, rahatsız edici bir yakınlık yaratmayı hedefler.
İstanbul’da yaşamını ve üretimlerini sürdürmektedir.
Elvin Ekşioğlu:
"Üretimlerimde, doğrudan gösterilenle değil, geride kalanla ilgileniyorum.
Benim için yokluk pasif bir eksiklik değil; aktif bir anlatı alanıdır.
Nesneler, boş mekânlar ve sessizlik, toplumsal şiddetin görünmeyen izlerini taşır. Bu izleri temsil etmek yerine işaret etmeyi, anlatmak yerine boşluk yaratmayı tercih ediyorum.
Çalışmalarım bir çözüm önermez.
Bir rahatlama sunmaz.
İzleyiciyi, doldurulamayacak bir boşlukla baş başa bırakır.
Çünkü bazı kayıplar onarılamaz.
Ama unutulmamalıdır."
