Doping Hafıza, geleceğin öğrenim ve toplum vizyonunu şekillendirmeyi hedefliyor
Saat: 16:25

Doping Hafıza, geleceğin gözünden bugüne bakarak yapay zekânın öğrenim ve toplumsal dönüşüm üzerindeki etkilerini Retrovizyon 2035 toplantısında masaya yatırdı.
Toplantı kapsamında 2035 yılında yapay zekâ ile şekillenen öğrenim sistemleri, öğretmen rolleri ve toplumsal değişimler stratejik bir retrospektifle ele alınırken, geleceği bugünden şekillendirmek için bir yol haritası çizildi. Geleceğe bugünün gözünden bakarak oluşabilecek fırsatları ve riskleri net bir şekilde analiz edebildiklerini ifade eden Doping Hafıza İnovasyon Direktörü Tuğrul Bayındırlı, “Toplantıda ortaya çıkan içgörülerin, öğrenim vizyonunu şekillendirmede faydalı olacağına inanıyorum” diye konuştu.
Doping Hafıza, teknolojiyi, öğrenimi ve toplumsal dönüşümü ortak bir paydada buluşturmak için “Retrovizyon 2035” adı verilen özel bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi. Toplantıda, geleceğin perspektifinden bugüne bakarak teknolojinin öğrenim ve toplum üzerindeki dönüştürücü etkileri değerlendirildi. Doping Hafıza Ürün ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alperen Can, Doping Hafıza İnovasyon Direktörü Tuğrul Bayındırlı, Prof. Dr. Erhan Erkut, Prof. Dr. Kürşat Çağıltay, karikatürist Emrah Ablak, veri bilimci-yazar Akan Abdula, fütürist Ufuk Tarhan, aktivist Hayri Dağlı ve eğitimci Ahmet Burak Güven’in katıldığı toplantıda, kuantum-yapay zekâ hibritlerinin bilimsel keşiflerdeki rolüne kadar uzanan geniş bir yelpaze ele alındı.
“Yapay zekânın gücünü anlamak için atılması gereken adımları somutlaştırdık”
Doping Hafıza İnovasyon Direktörü Tuğrul Bayındırlı, Retrovizyon 2035 toplantısının, yapay zekânın dönüştürücü gücünü anlamak ve bu gücü etik, kapsayıcı ve insan odaklı bir şekilde yönlendirmek için bugünden atılması gereken adımları somutlaştırdığını söyledi. Doping Hafıza’nın öncülüğünde gerçekleşen bu toplantının, eğitimde yapay zekânın potansiyelini en iyi şekilde kullanmak için bir yol haritası sunduğuna dikkat çeken Bayındırlı, “2035’ten geriye baktığımızda, yapay zekânın öğrenimi bir teknolojik araç olmaktan çıkararak insanların potansiyellerini keşfetmelerine olanak tanıyan bir katalizör haline geldiğini görüyoruz. Ancak bu dönüşümün, etik sorumluluklar ve insan odaklı yaklaşımlarla desteklenmesi gerekiyor. Bu nedenle bugüne, geleceğin gözünden bakarak oluşabilecek fırsatları ve riskleri net bir şekilde görebiliyoruz. Böylece geleceğin öğrenim ve toplum vizyonunu şekillendirmeyi hedefliyoruz” dedi.
“Hibrit öğrenme ekosistemleri, öğrencilerin öğrenim yolculuğunu bireyselleştirilecek”
Toplantıda “Yapay Zekânın Eğitimi Yeniden Tanımlaması”, “Öğretmenin Yeni Rolü” ile “Toplumsal Dönüşüm ve Etik” konuları ele alındı. Bu kapsamda toplantıda konuşulanlarla ilgili açıklamalarda bulunun Bayındırlı, “2035’te eğitim, yapay zekâ destekli adaptif platformlar ve kişiselleştirilmiş müfredatlarla köklü bir evrim geçireceğini düşünüyoruz. Hibrit öğrenme ekosistemleri, her öğrencinin öğrenme tarzına, hızına ve ihtiyaçlarına uygun deneyimler sunarak öğrenim yolculuğunu bireyselleştirecek. Multimodal yapay zekâ sistemleri, çok boyutlu veri işleme yetenekleriyle öğrenme süreçlerini daha etkili ve erişilebilir kılacak. Kuantum-yapay zekâ hibritleri ise bilimsel keşiflerde devrim yaratacak, karmaşık problemleri öğrenciler için öğrenme fırsatlarına dönüştürecek. Bu sistemler, geleneksel sınıf modellerini geride bırakarak öğrenmeyi dinamik, sürekli ve kişiye özel bir yolculuğa çevirecek” diye konuştu.
“Öğretmenler, öğrencilerin potansiyellerini ortaya çıkarmaya odaklanacak”
Yapay zekâ entegrasyonu ile birlikte öğretmenlerin bilgi aktarcı rolünden rehber ve mentör pozisyonuna geçebileceklerini söyleyen Bayındırlı, “Öğretmenler, teknolojinin sağladığı veri odaklı içgörülerle öğrencilerin potansiyellerini ortaya çıkarmaya odaklanacak. Bu dönüşüm, teknolojiye uyum sağlama ve sürekli öğrenme gibi zorlukları beraberinde getirecek olsa da duygusal zekâ ve insan odaklı rehberlik becerilerinin önemini artıracak. Öğretmenler, öğrencilerle daha derin bağlar kurma fırsatını elde edecek ve öğrenim hem daha anlamlı hem de daha etkili bir deneyime dönüşecek” açıklamasında bulundu.
“Yapay zekâ, hayatlarımızı yeniden şekillendirecek”
2035 yılında yapay zekânın, günlük yaşamın her alanına nüfuz edeceğinin altını çizen Doping Hafıza İnovasyon Direktörü Tuğrul Bayındırlı, “Bu süreç, veri gizliliği, algoritmik önyargılar ve iş gücü piyasasındaki dengesizlikler gibi etik ikilemleri de beraberinde getirebilir. Bu zorlukların yönetilmesi için şeffaf teknoloji politikaları, etik çerçeveler ve kapsayıcı düzenlemeler geliştirilecek. Farkındalık kampanyaları ve çok paydaşlı iş birlikleri, yapay zekânın toplumsal faydalarını artırmak ve risklerini azaltmak için kritik rol oynayacak. Tüm bu senaryolar, 2035’te yapay zekânın öğrenim üzerindeki etkilerini öngörmek ve bugünden stratejik adımlar atmak için bir rehber konumunda. Dolayısıyla bugün burada değerli uzmanlarımızla masaya yatırdığımız tüm konular, gelecek adına büyük önem taşıyor” dedi.