A24.com.tr » gündem » UN Women Türkiye'den 8 Mart'ta Adalete Erişim Ve Eşit Haklar İçin Çağrı

UN Women Türkiye'den 8 Mart'ta Adalete Erişim Ve Eşit Haklar İçin Çağrı

UN Women Türkiye'den 8 Mart'ta Adalete Erişim Ve Eşit Haklar İçin Çağrı

N Women) Türkiye 8 Mart 2026 Dünya Kadınlar Günü’nde TÜM kadınlar ve kız çocukları için “BİZİM HAKLARIMIZ, BİZİM GÜCÜMÜZ.” sloganıyla eşit haklar ve adil bir gelecek çağrısında bulunuyor.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye 8 Mart 2026 Dünya Kadınlar Günü’nde TÜM kadınlar ve kız çocukları için “BİZİM HAKLARIMIZ, BİZİM GÜCÜMÜZ.” sloganıyla eşit haklar ve adil bir gelecek çağrısında bulunuyor. UN Women, tüm kadınlar ve kız çocuklarıyla tek ses oluyor ve eşit hakların tanınması, uygulanması ve hayata geçirilmesi için küresel bir kampanya başlatıyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2026 yılı kampanyası, adalete erişimin eşit şekilde sağlanmasını kadın hakları gündeminin merkezine yerleştirmeyi amaçlıyor. Kampanya, adaletin yalnızca hukuki düzenlemelerle sınırlı kalmadığı, yasaların etkin biçimde uygulandığı, hesap verebilirliğin sağlandığı ve kadınların ve kız çocuklarının adalete güvenle erişebildiği bir dönüşüm için Türkiye’de “Bizim Haklarımız, Bizim Gücümüz.” sloganı altında eylem çağrısında bulunuyor.

21. yüzyılın ikinci çeyreğine girerken, dünyada hiçbir ülke kadınlar ve erkekler arasındaki hukuki eşitsizlikleri tamamen ortadan kaldırmış değil. Çalışma hayatından kazanca, güvenlikten aile yaşamına; mülkiyetten hareket özgürlüğüne, girişimcilikten emekliliğe kadar yaşamın temel alanlarında hukuk sistemleri kadınları sistematik biçimde dezavantajlı konumda bırakabiliyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik uzun süredir verilen taahhütlere karşı küresel ölçekte bir geriye gidiş yaşanırken, kadınların ve kız çocuklarının hak ihlalleri de hız kazanıyor. Mahkemelerden dijital alanlara, çatışma bölgelerinden gündelik yaşama kadar uzanan küresel bir cezasızlık kültürü bu ihlalleri besliyor.

·         Kadınlar ve kız çocukları dünya genelinde hala eşitsizlikler ve çok boyutlu şiddet riskleriyle karşı karşıya.

·         Kadınlar, 2026 itibarıyla dünya genelinde erkeklerin sahip olduğu yasal hakların yalnızca yüzde 64’üne sahip. Bu durum, kadınları yaşamlarının her aşamasında ayrımcılığa, şiddete ve dışlanmaya açık hale getiriyor.

·         Kadınlar ve erkekler arasındaki yasal eşitsizliklerin tamamen ortadan kaldırıldığı hiçbir ülke yok.

·         Mevcut hızda ilerlenmesi halinde, kadınlar ile erkekler arasındaki yasal koruma açığının kapanması 286 yıl sürecek.

·         Ülkelerin yüzde 54’ünde tecavüzün rızayı göz önüne alan bir yasal tanımı hala bulunmuyor.

·         Ülkelerin yüzde 44’ünde eşit değerde işe eşit ücret ilkesini destekleyen bir yasa yok.

·         Ülkelerin 4’te 3’ünde çocuk yaşta evliliğe hala izin veriliyor. Bu durum ağırlıklı olarak kız çocuklarını etkiliyor.

·         Uluslararası insani hukuk ve insan hakları hukukunun göz ardı edildiği çatışma bölgelerinde ya da bu bölgelerin yakınında yaşayan 676 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu bulunuyor ve çatışmaya bağlı cinsel şiddet son iki yılda yüzde 87 arttı.

·         Ülkelerin yaklaşık yüzde 70’inde kadınlar adalete erişimde erkeklerden daha fazla engelle karşılaşmaktadır.

İlerleme mümkün

BM Genel Sekreteri’nin “Tüm Kadınlar ve Kız Çocukları için Adalete Erişimin Güvence Altına Alınması ve Güçlendirilmesi” raporu, ilerlemenin mümkün olduğunu ortaya koyuyor: Ülkelerin yüzde 87’si aile içi şiddete karşı yasal düzenlemeleri hayata geçirmiş durumda ve son on yılda 40’tan fazla ülke kadınlar ve kız çocukları için anayasal güvenceleri güçlendirdi. Ancak yasalar tek başına yeterli değil. Damgalama, mağdur suçlama, korku ve toplumsal baskı gibi ayrımcı sosyal normlar, hayatta kalanların sesini susturuyor ve adalete erişimi engelliyor. Bu durum, kadın cinayetleri de dahil olmak üzere en ağır şiddet biçimlerinin cezasız kalmasına yol açıyor.

UN Women İcra Direktörü Sima Bahous, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe yönelik olarak verdiği mesajda şunları söyledi: “Kadınlar ve kız çocukları adalete erişemediğinde, ortaya çıkan zarar davaların çok ötesine geçiyor. Toplumsal güven sarsılıyor, kurumlar meşruiyetini yitiriyor ve hukukun üstünlüğü zayıflıyor. Nüfusun yarısını yüzüstü bırakan bir adalet sistemi, adaleti savunduğunu iddia edemez.”

UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ise Dünya Kadınlar Gününe yönelik olarak şunları söyledi: “Bu yıl odağımızı kadınlar ve kız çocuklarının temel insan haklarına ve adalete erişimine yöneltiyoruz. Kadınlar için adalete erişim yalnızca mahkemeye gidebilmek demek değildir. Haklarını bilmek ve bilgiye erişebilmek demektir. Hukuki yardım ve destek hizmetlerine engeller olmadan ulaşabilmek demektir. Haklar, kadınların ve kız çocuklarının güven içinde ve onurlu bir yaşam sürebilmesinin temelidir. Haklar hesap verebilirlik yaratır; kurumlar için açık sorumluluklar tanımlar. İşte bu nedenle kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum, özel sektör, gençler ve akademiyle birlikte çalışmak zorundayız. Birlikte daha güçlüyüz ve daha ileri gidebiliriz.”

UN Women, “Bizim Haklarımız, Bizim Gücümüz” sloganıyla;

·         “Tüm Kadınlar ve Kız Çocukları için” haklarının korunduğu ve uygulandığı,

·         kız çocuklarının eğitime tam ve güvenli erişiminin güvence altına alındığı,

·         çocuk yaşta evliliklerin sona erdiği, 

·         kadınların çalışma yaşamına, toplumsal hayata, karar alma mekanizmalarına ve liderliğe eşit ve tam katıldığı,

·         kadınların siyaset ve adalet mekanizmalarında söz sahibi olduğu,  

·         toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin her türüne karşı güçlü koruma ve önleme mekanizmalarının hayata geçirildiği,

·         aile, çalışma ve sağlık mevzuatının kadınlara karşı ayrımcılık içermediği,

·         hayatta kalanları merkeze alan, önyargısız, cezasızlığa ve fail dokunulmazlığına sıfır toleransla işleyen sistemlerin kurulduğu bir gelecek çağrısında bulunuyor.

Bu yıl gerçekleşecek Kadının Statüsü Komisyonu’nun 70. Oturumu (KSK70) – Birleşmiş Milletler’in kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki en üst düzey hükümetlerarası organı, kadın haklarındaki geriye gidişi durdurmak ve adaleti güvence altına almak için önemli bir fırsat sunuyor.

Sima Bahous konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Şimdi ayağa kalkma, görünür olma ve ses çıkarma zamanı. Haklar için, adalet için ve eylem için… Her kadının ve her kız çocuğunun güvenle yaşayabildiği, özgürce konuşabildiği ve eşit bir yaşam sürebildiği bir dünya için.”

Uluslararası Kadınlar Günü etkinliği ve KSK70’in açılışı, bu yıl 9 Mart 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda gerçekleştirilecek. Etkinlikler 09.00 (EST) itibarıyla başlayacak ve çevrimiçi olarak da izlenebilecek.

YORUMLAR
  67. Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı kapılarını açtı...
67. Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı kapılarını açtı...