Sepete gelen müşteri neden vazgeçiyor?
Saat: 11:04
Magna Works, dijital reklamın başarısını yalnızca tıklama maliyetiyle ölçmenin pazarlama bütçelerinde görünmeyen bir kayıp yarattığına dikkat çekiyor.
Magna Works, dijital reklamın başarısını yalnızca tıklama maliyetiyle ölçmenin pazarlama bütçelerinde görünmeyen bir kayıp yarattığına dikkat çekiyor. Google Ads, açılış sayfasının alaka düzeyini ve kullanım kolaylığını kalite değerlendirmesine dahil ederken Baymard Institute’ün 2026 verilerinde çevrim içi alışveriş sepetlerinin ortalama yüzde 70,22’si satın almaya dönüşmüyor. Ajansa göre asıl soru, ziyaretçinin siteye gelip gelmediği değil, geldiğinde aradığı ürüne ve sonraki adıma ulaşıp ulaşamadığı.
Dijital kampanyalarda gösterim, tıklama ve ziyaretçi sayıları yükselirken satış ya da nitelikli talep aynı hızda artmayabiliyor. Reklam kullanıcının dikkatini çekiyor; ardından açılan sayfa vaat edilen teklifi göstermiyor, mobil ekranda yavaş yükleniyor veya iletişim formu gereksiz adımlarla uzuyorsa satın alınan trafik müşteri kazanımına dönüşmeden dağılıyor. Magna Works, bu kopuşun reklam panelindeki maliyetlerden ayrı incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Tıklama ucuzlasa da satış pahalılaşabilir
Tıklama başına maliyet tek başına verimlilik göstergesi değil. Örneğin 100 bin TL harcama ve 5 bin ziyaretle trafik maliyeti 20 TL olur. Bu ziyaretlerden 50 satış çıkarsa müşteri edinme maliyeti 2 bin TL’ye yükselir; aynı bütçe ve trafikle dönüşüm 100 satışa ulaşırsa maliyet 1.000 TL’ye iner. Bu hesap, bir araştırma sonucu değil, dönüşüm oranının bütçe verimine etkisini gösteren basit bir örnektir. Reklam harcamasını artırmadan önce sayfa, teklif ve satın alma akışını iyileştirmek bu nedenle doğrudan ekonomi gündemine giriyor.
Google Ads’in açıklamasına göre açılış sayfası deneyimi, anahtar kelimenin kalite puanını etkileyen unsurlardan biri. Sayfadaki bilginin yararı ve reklamla ilgisi, gezinme kolaylığı ve kullanıcının reklamdan doğan beklentisi değerlendiriliyor. Bir kampanyanın sözü ile yönlendirdiği sayfanın içeriği arasındaki fark, yalnızca deneyim sorunu olarak kalmıyor; reklam verimliliğini de etkileyebiliyor.
Tıklama düşerken müşteri pahalılaşabilir
Magna Works Kurucusu ve Kreatif Direktörü Hakan Çınar, “Bir kampanyada tıklama maliyetinin düşmesi tek başına iyi haber değil. Kullanıcı reklamda gördüğü vaadi açılış sayfasında bulamıyorsa daha fazla trafik satın almak, aynı kopuşu daha çok kişiye yaşatmak anlamına gelir. Bizim için asıl gösterge, ziyaretin nitelikli talebe veya satışa hangi maliyetle dönüştüğüdür.” dedi.
Sepete gelen müşteri neden vazgeçiyor?
Baymard Institute’ün 50 ayrı çalışmadan derlediği ortalama sepet terk oranı yüzde 70,22. Bu oran, web sitesine gelen tüm ziyaretçilerin kaybı anlamına gelmiyor; ürünleri sepete ekledikten sonra satın almayı tamamlamayanların oranını anlatıyor. Terklerin bir kısmı yalnızca ürün araştıran kullanıcılardan kaynaklanıyor. Buna karşılık Baymard’ın ABD’de çevrim içi alışveriş yapanlarla yürüttüğü neden araştırmasında, yanıt verenlerin yüzde 17’si uzun ya da karmaşık ödeme süreci nedeniyle bir siparişten vazgeçtiğini belirtiyor. Yine yüzde 17’si site hatalarını, yüzde 18’i hesap açma zorunluluğunu nedenler arasında sayıyor. Bu yüzdeler Türkiye pazarına ilişkin bir ölçüm olarak yorumlanmamalı.
Magna Works’e göre benzer sürtünme yalnızca e-ticarette görülmüyor. B2B hizmetlerde uzun teklif formları, görünmeyen iletişim bilgileri ve belirsiz dönüş süresi; perakendede ise teslimat, iade ve toplam fiyat bilgisinin geç görünmesi ziyaretçinin kararını zorlaştırıyor. Sorunun nerede başladığını anlamak için kampanya kırılımında açılış sayfası, mobil deneyim, form tamamlama ve ödeme adımlarının birlikte izlenmesi gerekiyor.
Bütçe artırmadan önce kayıp noktalarını bulun
Magna Works’ün değerlendirmesine göre ilk kontrol, reklamda verilen vaadin açılış sayfasında ilk ekranda karşılanıp karşılanmadığı olmalı. Ardından mobil yükleme ve etkileşim performansı, ürün ya da hizmet bilgisinin açıklığı, form alanlarının sayısı ve ödeme sürecindeki hata kayıtları incelenmeli. Kampanyalar yalnızca son satışla değil, ürün görüntüleme, sepete ekleme, form başlatma ve tamamlama gibi ara adımlarla da ölçülmeli. Böylece hangi trafiğin yanlış hedeflendiği, hangi nitelikli ziyaretçinin ise site içinde kaybedildiği ayrıştırılabilir.
“Kayıp noktası bulunduğunda bütçe daha verimli çalışır”
Hakan Çınar, “Markaların önce ziyaretçinin nerede vazgeçtiğini görmesi gerekiyor. Yavaş açılan bir mobil sayfa, gereksiz uzunlukta bir form veya son adımda ortaya çıkan belirsiz bir maliyet, reklamın getirdiği ilgiyi dağıtabiliyor. Bu noktaları ölçüp iyileştirdiğimizde mevcut bütçenin daha verimli çalışması mümkün; sonucu da her markanın kendi verisiyle test etmek gerekir.” diye konuştu.
Ajans, reklam ve web sitesi performansının aynı raporda ele alınmasını; değişikliklerin kontrollü testlerle ölçülmesini öneriyor. Bir sayfada işe yarayan düzenleme başka bir marka için aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle dönüşüm artışı veya maliyet düşüşü, markanın kendi verisiyle doğrulanmalı.
