İnme Sonrası Rehabilitasyon Süreci Neden Hayati?
Saat: 12:01
İnme (felç) her geçen gün daha yaygın hale gelirken, her dört kişiden birinin hayatının bir döneminde bu riskle karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.
İnme (felç) her geçen gün daha yaygın hale gelirken, her dört kişiden birinin hayatının bir döneminde bu riskle karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. Uzmanlar, ilk saatlerde hastaneye ulaşmanın hayati önem taşıdığına dikkat çekerken, tedavi sonrası rehabilitasyon sürecinin hastanın yaşam kalitesini belirleyen en kritik aşama olduğunun altını çiziyor.
Cybenicx Medikal Direktörü Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı ve Spor Hekimi Dr. M. Hakan Ertürk, inmenin giderek yaygınlaştığını belirterek her dört kişiden birinin hayatında en az bir kez felç geçirdiğine dikkat çekti. İnme geçiren kişinin ilk yapması gerekenin gecikmeden bir hastaneye gitmek olduğunu vurgulayan Ertürk, bunun iki temel sebebi olduğunu ifade etti. İnmenin ikiye ayrıldığını belirten Ertürk, “Bir tanesi daha çok görülen damar tıkanması, bir diğeri ise kanamaya bağlı inmeler. Özellikle kanamayla gidenlerin hayatta kalma oranı çok daha düşük ve daha ağır seyrediyor. Bu açıdan hastaneye ulaşmak çok önemli” dedi.
Tıkanmaya bağlı inmelerde ise damarların yeniden açılmasının mümkün olabildiğini ifade eden Ertürk, “Bu grupta ilk saatler tedavi için hayati rol oynuyor” şeklinde konuştu.
DOĞRU TEDAVİ İÇİN SAĞLIK OKURYAZARLIĞI ŞART
İnme konusunda farkındalık oluşturulması gereken bir diğer önemli konunun, kişinin doğru tedaviyi aldığından emin olması olduğunu belirten Ertürk, sağlık okuryazarlığının önemine dikkat çekerek, “Artık hepimiz sağlığımız hakkında belirli bir bilgiye sahip olmak zorundayız. Çünkü çok fazla kafa karıştırıcı haber var ve bu bilgilere ulaşmak çok kolay. Bu nedenle doğru tedaviyi ayırt edebilecek düzeyde sağlık okuryazarlığına sahip olunmalı” dedi.
İNME TEDAVİSİ ÜÇ AŞAMADAN OLUŞUYOR
İnme sonrası tedavi sürecinin birkaç basamaktan oluştuğunu belirten Ertürk, bu aşamaları şöyle anlattı:
- Akut Evre (1–3 hafta)
Bu evrede temel hedef; hastanın hayatta tutulması, oluşabilecek komplikasyonların engellenmesi ve klinik olarak dengeli bir düzeye getirilmesidir.
- Subakut Evre (3 hafta – 3 ay)
Bu evre fizik tedavi, nörorehabilitasyon ve robotik rehabilitasyon açısından en kritik dönem olarak öne çıkıyor.
Nöroplastisitenin en yoğun olduğu bu süreçte, tedavinin doğru ve verimli uygulanması büyük önem taşıyor.
- Kronik Evre
Bu evrede bazı kayıpların kısmen yerleşmiş olduğu kabul edilse de, iyileşmenin hâlâ mümkün olduğu vurgulanıyor. Nörorehabilitasyon ve robotik rehabilitasyon bu dönemde de etkili olabiliyor.
REHABİLİTASYON SÜRECİ BELİRLEYİCİ ROL OYNUYOR
Ertürk özellikle ikinci aşamada, yani klinik durum stabil hale geldikten sonra uygulanacak doğru rehabilitasyonun, hastanın uzun vadede günlük yaşam aktivitelerini sağlıklı şekilde sürdürebilmesi açısından kritik önem taşıdığını ifade etti. İnmenin en önemli bulgularından biri olan kuvvet kaybının farklı derecelerde görülebildiğini belirten Ertürk, bazı hastalarda kol ve bacağın hiç hareket ettirilemediğini ifade etti. Bu durumda ilk aşamada konvansiyonel terapinin ve diğer robotik sistemlerin daha ön planda olabileceğini söyledi.
ROBOTİK REHABİLİTASYONDA FARK YARATAN SİSTEM
Dr. Ertürk, Cybernicx NRS – Biyosinyal Temelli Nörorobotik Rehabilitasyon Sisteminin diğerlerinden farkını şu sözlerle açıkladı:
“Bizim sistemimiz EMG temelli, bioelektrik stimülasyona dayalı ve niyet bazlı robotik rehabilitasyon sunuyor. Hasta bir hareketi gerçekleştirmeyi düşündüğü anda ortaya çıkan elektriksel aktiviteleri yakalayıp analiz ederek harekete dönüştüren bir sistem.”
Bu sistemin hastanın tedaviye aktif katılımını gerektirdiğini belirten Ertürk, diğer robotik sistemlerin ise çoğunlukla pasif hareket sağladığını ifade etti. Bu aktif katılımın beyinde motor kortekste kalıcı değişiklikler oluşturduğunu ve nöroplastisiteyi daha güçlü şekilde tetiklediğini vurguladı.
HER EVREDE UYGUN DEĞİL
Robotik rehabilitasyonun her hasta ve her evre için uygun olmadığını belirten Ertürk, özellikle akut evrede bu sistemlerin kullanılmadığını söyledi. Bu dönemde hastanın tansiyon, nabız ve genel durumunun dengelenmesinin öncelikli olduğunu ifade eden Ertürk, bu evrede klasik fizyoterapi yöntemlerinin yeterli olduğunu belirtti.
HASTALAR PLEJİK VE PARETİK OLARAK AYRILIYOR
İnme hastalarının iki gruba ayrıldığını belirten Ertürk:
- Plejik hastalar: Kol ve bacağını hiç hareket ettiremeyenler
- Paretik hastalar: Kısmi hareket yetisi olanlar
Plejik hastalarda başlangıçta diğer robotik sistemlerin kullanılmasının faydalı olabileceğini ifade eden Ertürk, hastanın hareket niyeti geliştirmesiyle birlikte Cybernicx NRS – Biyosinyal Temelli Nörorobotik Rehabilitasyon Sisteminin daha etkili hale geldiğini söyledi.
DOĞRU ZAMANLAMA VE DOĞRU TEDAVİ SIRALAMASI ÖNEMLİ
Dr. M. Hakan Ertürk inme tedavisinde başarının sağlanması için; erken müdahale, doğru tedavi seçimi ve uygun zamanda başlanan rehabilitasyonun bir araya gelmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti. Özellikle subakut dönemin doğru değerlendirilmesinin, hastanın uzun vadeli iyileşmesi açısından en kritik aşama olarak öne çıktığının altını çizdi.
