A24.com.tr » gündem » “Arşivlik”in 4. sayısı yayında: Feminist hafıza, tanıklık ve dijital arşivcilik üzerine

“Arşivlik”in 4. sayısı yayında: Feminist hafıza, tanıklık ve dijital arşivcilik üzerine

“Arşivlik”in 4. sayısı yayında: Feminist hafıza, tanıklık ve dijital arşivcilik üzerine

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, feminist hafıza, arşiv ve tanıklık pratiklerini bir araya getiren e-bülteni Arşivlik'in dördüncü sayısını yayımladı.

Üç ayda bir yayımlanan e-bültenin yeni sayısı, feminist bilgi üretiminin farklı biçimlerini bir araya getirirken, arşivin yalnızca geçmişi saklayan değil, bugünü kuran ve geleceği şekillendiren bir alan olduğuna dikkat çekiyor.  

Dördüncü sayısında Arşivlik, feminist hafızanın canlılığını ve tanıklığın dönüştürücü gücünü odağına alıyor. 8 Mart'ın tarihsel ve politik hattından beslenen içerikler, kadınların emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin kuşaklar boyunca nasıl aktarıldığını ele alırken; arşiv çalışmalarının aynı zamanda politik bir tanıklık alanı olduğunun altını çiziyor.  

Bu sayının kapak çizimi çizer Ayşen Baloğlu imzasını yaşıyor. Baloğlu'nun çizgisi, sayının bültene yayılan feminist hafıza ve tanıklık temasını görsel bir anlatıyla tamamlıyor.  

Sayının öne çıkan başlıkları arasında, feminist dijital yayıncılığın önemli örneklerinden Çatlak Zemin'in 10 yıllık hikâyesine odaklanan Selime Büyükgöze'nin yazısı yer alıyor. Feminist sözün üretim ve dolaşım alanlarını genişleten bu deneyim, dijital arşivlerin ve kolektif hafızanın önemine ışık tutuyor. 

Alev Özkazanç'ın kaleme aldığı yazı ise, 19 Mart 2025'te yaşanan toplumsal hareketliliği kadın hareketinin birikimi üzerinden değerlendirerek, feminist mücadelenin farklı toplumsal itiraz anlarındaki kurucu rolünü tartışıyor. Kadınların, feministlerin ve LGBTİ+'ların kamusal alandaki görünürlüğü ve etkisi, bu çerçevede yeniden ele alınıyor.  

Bültende ayrıca, Nilgün Kıvırcık'ın gerçekleştirdiği röportajda feminist aktivist Cemre Baytok'un deneyimleri üzerinden sivil toplum, dijital alan ve feminist örgütlenme pratikleri konuşuluyor. Röportaj, feminist mücadelenin kurumsal ve dijital dönüşümüne dair önemli bir perspektif sunuyor. 

“Tarihe Not” bölümünde Işıl Kandolu'nun erken Cumhuriyet dönemindeki güzellik yarışmalarını feminist bir bakışla ele aldığı yazı yer alırken; Tülin Tankut'un Fransa'da kurulması planlanan “Feminizmler Müzesi”ne dair değerlendirmesi, feminist mirasın korunmasına yönelik güncel tartışmaları gündeme taşıyor. 

E-bültenin “Kitap Sırtı” bölümünde Ece Durmuş, Aleksandra Kollontay'ın düşüncesini yeniden ele alan bir çalışmayı değerlendirirken; “Güncele Bakış” bölümünde Füsun Ertuğ, kütüphanenin görsel arşivine 2025 yılı içinde yapılan katkıları ve özellikle foto muhabiri Ahmet Kaan Sağanak'ın bağışını aktarıyor. 

Bu sayıda ayrıca, Birleşmiş Milletler'in 1995 Pekin 4. Dünya Kadın Konferansı'na dair yürütülen arşiv çalışmaları ve dijitalleştirme süreci Nilgün Kıvırcık tarafından ele alınırken; UN Women Türkiye iş birliğiyle yürütülen projeler kapsamında önemli arşivlerin erişime açılacağı duyuruluyor.  

Dijital çağın yeni arşiv pratiklerine odaklanan yazısında Aslı Davaz, “Hashtag Belleği” kavramı üzerinden sosyal medya etiketlerinin feminist hareket için nasıl bir hafıza ve bilgi üretim alanına dönüştüğünü tartışıyor. Kadın Eserleri Kütüphanesi'nin bu alandaki yeni girişimi, feminist arşivciliğin dijital boyutunu görünür kılıyor. 

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, Arşivlik'in dördüncü sayısıyla birlikte feminist hafızayı çoğul tanıklıklar aracılığıyla yeniden düşünmeye davet ederken; arşiv çalışmalarının yalnızca geçmişi korumakla kalmayıp, bugünün mücadelelerini güçlendiren bir araç olduğuna vurgu yapıyor. 

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı Hakkında:  

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, kuruluş senedinde de belirtildiği gibi “Kadınların geçmişini iyi tanımak, bu bilgileri araştırmacılara derli toplu bir şekilde sunmak ve bugünün yazılı belgelerini gelecek nesiller için saklamak” amacıyla kurulmuştur. Türkiye'nin ilk ve tek kadın merkezli arşiv ve kütüphanesi olan Vakıf, koleksiyonları Osmanlı'dan günümüze Türkiye'de kadınlara ait ya da kadınlarla ilgili eserleri, belgeleri barındırması açısından, önemli bir kurumdur. Vakıf, sadece belge ve arşiv sağlamakla yetinmez, aynı zamanda başka kurumlarda bulunan kadınlarla ilgili belgelerin yerlerini saptar, bibliyografyalar, arşiv katalogları hazırlayarak bu belgeleri kayda geçirir.  

YORUMLAR
  Tamamen Yerli Süper Kahramanların Başrolünde Olduğu, Yeşilçam'dan 18 Süper Kahraman Filmi
Tamamen Yerli Süper Kahramanların Başrolünde Olduğu, Yeşilçam'dan 18 Süper Kahraman Filmi