A24.com.tr » yaşam » Anadolu'nun Mimari Mirasından Ay'a: Ayşe Ören, MoonArch Projesini IAC 2026'da Sundu

Anadolu'nun Mimari Mirasından Ay'a: Ayşe Ören, MoonArch Projesini IAC 2026'da Sundu

Anadolu'nun Mimari Mirasından Ay'a: Ayşe Ören, MoonArch Projesini IAC 2026'da Sundu

Mimar, tasarımcı ve uzay mimarisi araştırmacısı Ayşe Ören, Ay’da uzun süreli insan yaşamına yönelik geliştirdiği MoonArch projesini, 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2026) sundu.

Harran evleri ve Kapadokya’nın yerleşim geleneğinden ilham alan MoonArch, Ay toprağını kullanarak korunaklı ve modüler yaşam alanları tasarlamayı öneriyor.

Ay’a ulaşmak başka, orada yaşamak başka.

Mimar, tasarımcı ve uzay mimarisi araştırmacısı Ayşe Ören, Ay’da uzun süreli insan yaşamına yönelik geliştirdiği MoonArch projesini, 5–9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2026) sundu. Ay toprağından yararlanan modüler yeraltı yerleşimleri üzerine odaklanan proje, Anadolu’nun geleneksel mimarisinden alınan bilinçli tasarım referanslarını uzay mimarlığıyla buluşturuyor.

Ören, kongrede “MoonArch: Ay için Kültürel ve Teknolojik Altyapı – Uzun Süreli İnsan Yaşamının Sürdürülebilirliğine Yönelik Ay Toprağı Temelli Kentsel Yerleşim Sistemi” başlıklı çalışmasını paylaşarak Ay’da yalnızca barınakların değil, sürdürülebilir bir yaşam çevresinin nasıl tasarlanabileceği sorusunu gündeme taşıdı.

Harran ve Kapadokya’dan Ay’a Uzanan Tasarım Düşüncesi

MoonArch’ın çıkış noktalarından biri, insanlığın zorlu çevre koşullarında geliştirdiği geleneksel yapı çözümleri. Harran’ın yerel malzemelerle inşa edilen kubbeli evleri ve Kapadokya’nın doğal araziyle bütünleşen kaya yerleşimleri, Ören’in projeyi geliştirirken bilinçli olarak başvurduğu mimari referanslar arasında yer alıyor. İgloların yakın çevrede bulunan malzemelerle korunaklı mekân oluşturma ilkesi de bu düşünsel çerçeveyi tamamlıyor.

Bu örneklerin ortak noktası, yaşam alanlarını çevreden bağımsız yapılar olarak değil, yerel kaynaklara ve iklim koşullarına uyum sağlayan sistemler olarak ele almaları. MoonArch, bu yaklaşımı Ay’ın kendine özgü koşullarına yeniden yorumluyor; tarihî yapıların biçimlerini birebir kopyalamak yerine, arkalarındaki kaynak kullanımı ve korunma ilkelerini çağdaş bir uzay yerleşimi önerisine dönüştürüyor.

Ay’ın Kendi Toprağıyla Koruyucu Bir Kabuk

MoonArch, Dünya’dan taşınacak yapı malzemelerinin miktarını azaltmak amacıyla Ay yüzeyindeki regolitin yerinde kullanılmasını öneriyor. Konseptte, regolit dolgulu torbalarla oluşturulacak dış koruyucu kabuk; jeodezik destek sistemi ve iç mekânda konumlanan şişirilebilir, basınçlandırılmış yaşam modülleriyle birlikte tasarlanıyor.

Ay kraterlerinin doğal topografyasından yararlanan yeraltı ve yarı gömülü yerleşim yaklaşımı; radyasyon, mikrometeoritler, sıcaklık değişimleri ve Ay tozu gibi çevresel risklere karşı daha korunaklı yaşam alanları oluşturma potansiyelini araştırıyor. Modüler yapı sayesinde yerleşimin aşamalar hâlinde genişleyebilmesi de projenin temel tasarım kararları arasında bulunuyor.

Yalnızca Hayatta Kalmak Değil, Yaşamak

MoonArch, insanı yalnızca teknik ihtiyaçları karşılanması gereken bir görev personeli olarak görmüyor. Bireysel yaşam birimlerinin yanı sıra ortak sosyal alanları, dolaşım bağlantılarını, güvenli erişimi ve psikolojik iyilik hâlini de mimari planlamanın parçası olarak değerlendiriyor.

Ören, yaklaşımını şu sözlerle ifade ediyor:

“Ay’a ulaşmak insanlığın teknolojik başarısıdır. Ancak orada yaşayabilmek, mimarlığın ve insanı anlamanın da meselesidir. MoonArch ile sorduğum soru yalnızca Ay’da nasıl bir yapı inşa edeceğimiz değil, orada nasıl bir yaşam kuracağımız.”

Uzay Ekonomisinin Yeni Sorusu: Orada Nasıl Yaşayacağız?

Uzay çalışmalarının gelişmesiyle birlikte, Dünya dışına erişimin ötesinde uzun süreli insan varlığını mümkün kılacak altyapıların tasarımı da önem kazanıyor. İnşaat teknolojileri, yerel kaynak kullanımı, malzeme mühendisliği, yaşam destek sistemleri ve uzay mimarlığı bu alanda birlikte değerlendirilmesi gereken disiplinler arasında.

MoonArch henüz kavramsal geliştirme aşamasında bulunuyor. Önerilen yapı sisteminin radyasyon koruması, malzeme davranışı, yapısal dayanımı, inşa edilebilirliği ve operasyonel gereklilikleri bakımından mühendislik doğrulamasına ihtiyaç duyuluyor. Projenin sonraki hedefleri arasında teknik değerlendirmeler, malzeme araştırmaları ve prototipleme çalışmaları yer alıyor.

Uluslararası Araştırma ve İş Birliğine Açık

IAC 2026’da uluslararası bir dinleyici kitlesine sunulan MoonArch’ın geliştirilmesi için araştırma kuruluşları, üniversiteler, uzay teknolojisi şirketleri, mühendislik ekipleri ve endüstriyel ortaklarla iş birliği fırsatları değerlendiriliyor. Amaç, mimari konsepti farklı disiplinlerin katkısıyla araştırılabilir, test edilebilir ve zaman içinde geliştirilebilir bir sisteme dönüştürmek.

Türkiye’den Uluslararası Uzay Mimarlığına

Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı mezunu Ayşe Ören, sanat, mimarlık ve tasarım alanındaki çalışmalarını uzay mimarlığı araştırmalarıyla genişletti. ABD’deki Uluslararası Uzay Geliştirme Konferansı (ISDC), New Worlds ve Bakü’deki Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) gibi platformlarda çalışmalarını paylaşan Ören, Kepler Space Institute’ta uzay mimarlığı alanındaki yüksek lisans eğitimini sürdürüyor.

2010 yılında Teknogirişim Sermayesi Desteği ile kurduğu DesignArt bünyesinde sanat, tasarım ve teknolojiyi buluşturan projeler geliştiren Ören, JCI Türkiye Kültürel Başarı birinciliğine layık görüldü ve Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından Future Leader olarak seçildi.

MoonArch, Türkiye’den uzay alanına yapılabilecek katkının yalnızca roketler ve mühendislik sistemleriyle sınırlı olmadığını; mimarlığın, kültürel birikimin ve insan odaklı tasarımın da geleceğin uzay yerleşimleri üzerine düşünmede önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koyuyor.

İnsanlık Ay’a ulaştığında, orada nasıl bir hayat kuracak?

Proje: MoonArch – Underground Lunar Habitat Architecture

Proje geliştiricisi: Ayşe Ören | Ayse Oren DesignArt

Etkinlik: 77. International Astronautical Congress (IAC 2026), Antalya

YORUMLAR
  Uluslararası Adana Film Festivali'ne damga vuran el sıkmama olayına Meltem Cumbul'dan açıklama geldi!
Uluslararası Adana Film Festivali'ne damga vuran el sıkmama olayına Meltem Cumbul'dan açıklama geldi!