Akademiden küresel pazara: Prof. Dr. Selim Ünlü, inovasyonun yol haritasını anlattı
Saat: 14:21
İstanbul Atlas Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi, bilim insanı Prof. Dr. Selim Ünlü, akademik laboratuvardan gerçek dünyaya geçerken yapılması gerekenleri anlattı.
ABD Boston Üniversitesi’nde biyoteknoloji alanında çalışmalar yürüten, İstanbul Atlas Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi, bilim insanı Prof. Dr. Selim Ünlü, laboratuvarda çalışılan bir projeyi ticari bir ürüne dönüştürmenin sabır isteyen ve uzun yıllara yayılan bir süreç olduğunu söyledi. Ürüne dönüştürülmek istenen fikrin öncelikle toplumda bir ihtiyacı karşılaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Selim Ünlü, “Bu ürün, Minimum Viable Product (MVP) yani minimum uygulanabilir ürün olmalı. Bilimsel gelişme, hep gözlemden kaynaklanmıştır. Tüketicinin ihtiyacının belirlenip o ürün ya da teknolojiyi geliştirmek lazım. Çünkü orası senin pazarın oluyor, yoksa o ürünü kimse almaz çünkü ona ihtiyaç yoktur” dedi. Laboratuvarda çalışılan projeyi ticari ürüne dönüştürmede en önemli bir başka noktanın ise patent olduğunu belirten Prof. Dr. Selim Ünlü, fikri mülkiyete sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
Akademik bilginin ticarileşmesini stratejik önceliğinde konumlandıran İstanbul Atlas Üniversitesi bünyesindeki IRIS Lab’ın kurulmasına da öncülük eden Prof. Dr. Selim Ünlü, Atlas Vadi Kampüsü ziyaret etti. Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Yusuf Elgörmüş ve Rektör Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak ile görüşen Prof. Dr. Selim Ünlü, akademisyen ve öğrencilerle de bir araya geldi.
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu tarafından Creative Lab’da düzenlenen seminerde bilim insanı Prof. Dr. Selim Ünlü, “From Academic Lab to the Real World with Global Connections” başlıklı konuşmasında öğrencilere akademik ve bilimsel çalışmalarının yanı sıra girişimcilik ve kariyer yolculuğu alanındaki deneyimlerini aktardı.
İstanbul Atlas Üniversitesi’nde özellikle ilaç moleküllerinin etkileşimleri üzerine çalışmalar yürüten IRIS Lab’ın kurulmasına öncülük eden Prof. Dr. Selim Ünlü, akademik laboratuvardan gerçek dünyaya geçerken yapılması gerekenleri anlattığı konuşmasında sabun köpüğü gibi basit fikirden çok üst seviyeli performansı olan bir biyosensör geliştirme serüvenini anlattı.
Bilimsel gelişme, hep gözlemden kaynaklanıyor
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir fendir, ilim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir, dalalettir, cehalettir” ve “Biz ilhamlarımızı doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz” sözlerini hatırlatan Prof. Dr. Selim Ünlü, “Bu sözler çok anlamlı ve önemli. Etrafımızda ilham alınacak birçok öge var ve gözlem önemli. Etrafınıza alıcı gözle bakmak, gördüğüm bu fenomeni nasıl kullanırım, bu ne işe yarar diye bakabilmek inovasyonun ilk noktasıdır. Her şeye alıcı gözle bakabilirsiniz ve bilimsel gelişme, hep gözlemden kaynaklanmıştır. İnsanlar bir şeyi gözlemliyor, bunu modellemeye çalışıyorlar ve sonra da işe yarar bir hale getirmeye çalışıyorlar. İnovasyon bir uzun yolculuk ve sabır gerektiriyor” dedi.
Tüketicinin ihtiyacının belirlenmesi gerekiyor
Bir fikrin ürüne dönüşmesi sürecinin yıllara yayılan bir süreç olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Ünlü, “Fikirler ortaya çıkıyor, bir olgunluğa eriştirtiyorsunuz. Bu süreç birbirini besleyen uzun ve karmaşık bir süreç. Öncelikle pazar araştırmasının yapılması gerekiyor. Öncelikle bu ürün işe yarar mı, bunu anlamaya çalışıyorsun. Bu ürün, Minimum Viable Product yani minimum uygulanabilir ürün olmalı. Tüketicinin ihtiyacının belirlenip o ürün ya da teknolojiyi geliştirmek lazım. Çünkü orası senin pazarın oluyor, yoksa o ürünü kimse almaz çünkü ona ihtiyaç yoktur” dedi.
Prof. Dr. Selim Ünlü, “Size yol gösterecek örnek olarak göreceğimiz insanlar beğendiğiniz insanlar olacak. Hayatımızda hep kelebek etkisini görebiliyoruz. Bir küçük nokta saman alevi gibi büyüyebiliyor” dedi.
Sabun köpüğünden uluslararası ticari ürüne…
İlaç moleküllerinin etkileşimlerini ölçmeyi amaçlayan biyoteknolojik ürünleri nasıl geliştirdiklerine ilişkin çalışmalardan da bahseden Prof. Dr. Selim Ünlü, “İnterformetik ölçümler yani ışık girişimi ile ölçüm yapmak dünyada bilinen en hassas ölçümdür. Biz sabun köpüğünü, bir silisyum alt taşı üzerine gerçekleştiriyoruz. Silisyumu içinde oksijen olan bir ortamda ısıtırsanız üzerinde cam oluşuyor. Silisyum en iyi yarı iletken değil ama bugün bütün kullandığımız tümleşik devreler (integrated circuits) yani bilgisayarların hepsi silisyumdan yapılıyor. Bunun da sebebi silisyumu ısıttığınız zaman bir yalıtkana dönüşmesi. Bu dünyada kullanabileceğiniz en temiz malzeme. Onun üzerine işleyip birtakım biyobelirteçleri yakalayacak molekülleri koyarsanız bundan çoklu bir biyosensör oluşturma imkânınız oluşuyor. Bunu moleküllerin birbiriyle etkileşimini ölçmek için kullanabilirsiniz. Bu sistem kısaca, sensörden gelen ışık/renk bilgisini alıp, moleküllerin birbirleriyle nasıl etkileştiğini hesaplayan, görselleştiren ve cihazı ticari ürüne dönüştüren sistemdir. Yaptığımız işlerden bir tanesi bu. Bu önemli bir teknoloji çünkü tanı kiti ve ilaç geliştireceksiniz moleküller birbirleriyle nasıl etkileşiyor, bunu bilmek istiyorsunuz. Bunu biz bir cihaz haline getirdik. Ticari olarak yapabiliyoruz, sonrasında hedeflerimizi büyüttük. Sabun köpüğü kadar basit bir fikirden uluslararası satabileceğiniz bir ürüne dönüşebildi. IRIS Biyoteknoloji Şirketi’ni kurduk. OSTİM’de bir torna tezgahında üretime başladık. Yazılım ve elektronik aşamaları tamamladık. İstanbul Atlas Üniversitesi ile iş birliğimiz var” diye konuştu.
Ürün geliştirme yelpazemiz devam ediyor
Gelecekte yapacakları çalışmalara da değinen Prof. Dr. Selim Ünlü, “Işık yansıması ile yaptığımız ölçüm, sabun köpüğü diye düşünürseniz kalınlık ölçüyorsunuz. Şu anda biz onu 1 pikometre seviyesinde yapabiliyoruz. Yani hidrojen atomunun yüzde biri kadar yapıyoruz. O sayede mokelüler etkileşimi ölçebiliyoruz. Yüksek konsantrasyonlu biyobelirteçleri kandan ve serumdan da ölçebiliyoruz ama bir noktada yetersiz kalıyor. Şimdi interformetre ışık toplama becerisini artırdığınız müddetçe yani burada kullandığınız merceğin gücünü artırdıkça daha iyi olabilir. O zaman en sonunda tek tek molekülleri ya da nano parçacıkları görme imkânınız var. Yani bizim ürün geliştirme yelpazemiz devam eden bir süreç. Şu anda üzerinde yoğunlaştığımızda daha yüksek hassasiyette tek tek molekülleri görebileceğimiz teknolojileri ticari olarak oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.
Projeyi ticari ürüne dönüştürmede patent önemli
Laboratuvarda çalışılan bir projeyi ticari bir ürüne dönüştürmek için gereken en önemli şeyin patent olduğunu belirten Prof. Dr. Selim Ünlü, “Birincisi patentini alacaksınız. Hayata geçip, bir işe yaramasını istiyorsak, fikri mülkiyet korunmalı. Bu sayede ürüne dönüştürme için daha sağlam bir motivasyon olur. Onun için fikri mülkiyete sahip çıkmak gerekiyor. Türkiye’de son 20 yılda bu alanda önemli çalışmalar yapıldı. İkincisi bulunduğunuz ortamda başarılı olmanız için elinizde ne malzeme varsa onu kullanacaksınız. Amerikalıların söylediği gibi elmanız varsa ondan elma pastası yapacaksın. Boston Üniversitesi’ne gittiğim yıllarda bir fotoniks merkezi kuruldu, enfeksiyon hastalıkları üzerinde çalışıldı. Yaşam bilimleri çok önemliydi. Ben de zaman içerisinde biyosensörlere doğru kaydım. Yeni bir fikriniz varsa bunun Minimum Viable Product yani minimum uygulanabilir bir ürün olması için çalışacaksınız” diye konuştu.
Multidisipliner ekip çalışması önemli
Bir projede yer alan kişilerin özellikle de akıl hocalarının önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Ünlü, multidisipliner bir ekiple çalışmanın önemini vurguladı. Prof. Dr. Selim Ünlü, akademide inovasyon ve ticarileşmenin mümkün olabileceğini belirterek “Doğru kurgulandığında imkânsız değildir. Öğrencilerin akademik çalışmasını korumanız lazım. Ticari olarak kim nasıl bir gelir elde edecek, fikri mülkiyet nasıl olacak, bunların belirlenmesi lazım. Sadece alttan bu projeye inanan kişilerin gayreti ile değil, üstten yönetimin de buna destek olması lazım. Baştan iyi kurgulanması lazım. Atlas Üniversitesi olarak siz bunun başındasınız, bu büyük fırsat” diye konuştu.
Seminerin ardından kurucusu olduğu İstanbul Atlas Üniversitesi IRIS Lab’ı ziyaret ederek bilgi alan Prof. Dr. Selim Ünlü, İstanbul Atlas Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Yusuf Elgörmüş ile Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Yeditepe Hastanesi’ni ziyaret ederek akademik iş birlikleri, projeler ve kurumsal temaslarla ilgili görüşmelerde bulundu.
