04.12.2017 / 13:16

Ahmed KAYMAK

II. Abdülhamid

II Abdülhamid Kızıl Sultan mı? Yoksa Ulu Hakan mı? Bugün şüphesiz Osmanlı tarihinin en tartışmalı ve en ilginç padişahını, İçinde bulunduğu konjonktür ve konum itibariyle objektif olarak ele almaya çalışacağız.
Babası Abdülmecid in ikinci oğlu ve annesi Tir i müjgân hanımdır. Erken yaşta annesini kaybeder ve hastalıklı çelimsiz sıska bir şehzade olarak büyür. Her hareketi temkinli ve ikilem içindedir. Bu onun zekâsı ve herkese kuşkuyla bakması sayesinde en çalkantılı dönemde tahtta 33 sene kalmasına vesile olur.

Ağabeyi sultan Murat deli diye tahttan indirilince onun yerine geçer. Geçer ama gördüğü manzara karşısında korkuya kapılır çünkü Osmanlının artık dayanamayıp çöküşünü kavramış bunu durduramayacağını ve sadece geciktirebileceğini fark eder ve öyle de yapar.

Komitacılar ve İttihatçılara göre KIZIL SULTAN , kişisel ve siyasi  kusurlarını keramet derecesine yükselten daha da ileri gidip kutsallaştırmak çabasında olanlara göre de cennetmekan ULU HAKAN dır.

Bir kısım daha var ki asker memur ve maaşlarını zamanında alamayanlar için de PİNTİ HAMİD!dir.
93 Harbinde yani Osmanlı Rus savaşında Osmanpaşa’nın savunması sadece Türkün prestijini kurtarmış fakat akıbeti değiştirmemiştir.

Sonuçta batıda Edirne’yi doğuda da Karsı almışlardır.
 Kısa bir süre sonra Kıbrıs elden çıkar1. Meşrutiyet ilan edilir Daha sonra meclisi mebusan kurulur yurdun her yerinden temsilciler gönderilir Abdülhamit kısa bir süre sonra sonra meclisi kapatır. Basına sansür uygular.

 İngilizlerin sinsi oyunları ve Ortadoğu’daki politikaları yüzünden İngiltere’nin başına bela İRA örgütünü kurdurup desteklediği de söylenir. Bu arada en zengin padişah unvanını borsa oyunlarına borçludur. Fakat ne yazıktır ki Osmanlının mali çöküşü anlamına gelen Düyun-u Umumiye de bu dönemde kurulur. Paylaşımı kendi aralarında yapılmış olan Osmanlının batıya karşı borçların ödenmesi konusunda (ehveni şer) kötünün iyisi olarak kabul edilir.

Bu arada Osmanlının tüm borçlarını ödeme karşılığında sadece Filistin i isteyen Siyonizm in babası Thedor Herzl’e ve Yahudi heyetine “ bırakın size Filistin’i bir kibrit kutusu kadar dahi toprak veremem” der.

Ermeni komitacıları kanlı olarak bastırması sonucunda meşhur Yıldız suikastı yapılır kendisine. Her zaman Cuma namazına aynı saatte girip çıkış saati de en ince ayrıntısına kadar hesap edilmiş olmasına rağmen bir avize üzerine şeyhülislam Cemaleddin efendiyle olan konuşması uzar ve bu sırada bomba patlar böylelikle kurtulur.

Bundan sonra Abdülhamid daha da şüpheci daha da baskıcı olarak tutuklamaları artırıp sürgünleri başlatır. Kendisine hain diyerek şiirler yazan Tevfik Fikret daha sonra ağız değiştirip onu öven bir şiir yazar ve bu şiiriyle birincilik kazanır.

II . Meşrutiyet , 31 Mart vakası hep onun dönemindedir.
Niyetim dokümanter niyetinde bir Abdülhamid portresi çizmek değil onun ilerici , eğitim ,sanat, sağlık ,ulaşım, şehircilik, dış politikadaki kurnazlıkları, çöküşü geciktirmesini anlatmak.

Kendisine kupkuru bir hazine dahası borç bırakılır o ise iç ve dış borsa oyunlarında para kazanır hatta el yapımı marangozluk işleri yaparak bir servet edinmiştir. Azledildiğinde ise yanına hiçbir şey almadan ayrılır. Demiryolları hatta Hicaz demiryolu projesi ona aittir ve büyük kımı tamamlanır ama İngilizler’in kışkırtmasıyla Arap kabilelerin bazıları tarafından sık sık sabote edilir.

Dahası Haliçe ve boğaziçine köprü projeleri çizdirmiş ama hayata geçirememiştir. Ayrıca kendisi Japonlara hayrandır ve bir gemi gönderir fakat bu Ertuğrul isimli gemi dönüş yolunda batar ve 581 şeçkin denizcimizi bu kazada kaybederiz.

Kendisinden öncekilerin tüm faturası ve tüm yükü onun omuzlarında olarak Abdülhamide kesilir en yakınlarının ihanetine uğrar hatta kızıl, katil, cahil, korkak gibi sıfatlarla anılır. Oysa en çalkantılı dönemde içi dışı hain ve düşman kaynayan bir imparatorluğu 33 yıl ayakta tutar.

Azledilirken Rus ve Alman imparatorlarının davetlerini reddedip sürgün hayatını seçer.
Abdülhamidi tarih hep çelişkiyle anlattı hatta anlatanlar hep kendi pencerelerinden gördüklerini aktardılar.

“Tarih geçmişi değil, geleceği okumamıza yardımcı olursa işe yarar”

Fransız düşünür Jean Baptiste
 
YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

>> Mihrimah Sultan - 13.11.2017
>> MAHALLE YANARKEN O SAÇINI TARARMIŞ - 18.10.2017
>> RESSAM CARAVAGGİO - 19.09.2017
>>  Hukukun Üstünlüğü - 21.08.2017
>> Sağlık olsun - 01.08.2017
A24 Yazarları
Ahmed KAYMAK Recep Ali AKSOYLU Abdullah AYAN Doç. Dr. B. Nazan WALPOTH
II. Abdülhamid
Tüm Yazarlar